<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Genetik Danışmanlık &#187; LC-MS/MS</title>
	<atom:link href="http://www.genetikdanismanlik.com/tag/lc-msms/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.genetikdanismanlik.com</link>
	<description>Klinik Farmakogenetik, tedavisel ilaç kan düzeyi, kalıtsal hastalıklar risk değerlendirmesi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 19 Nov 2009 13:30:06 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Farmakogenetik Çalışmaların Klinikte Bulunan 2 Temel Uygulaması</title>
		<link>http://www.genetikdanismanlik.com/farmakogenetik-klinik-uygulamalari/</link>
		<comments>http://www.genetikdanismanlik.com/farmakogenetik-klinik-uygulamalari/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 Aug 2009 15:43:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tedavisel İlaç Kan Düzeyi (TDM)]]></category>
		<category><![CDATA[İlaç Genetiği (Farmakogenetik)]]></category>
		<category><![CDATA[kişiye özel tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Kişiye Özel Tıp]]></category>
		<category><![CDATA[LC-MS/MS]]></category>
		<category><![CDATA[tdm]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisel ilaç kan düzeyi monitörizasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Therapeutic Drug Monitoring]]></category>
		<category><![CDATA[tim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.genetikdanismanlik.com/?p=23</guid>
		<description><![CDATA[* Bir ilaca iyi yanıt veren ve vermeyen hastaları ayırt edebilmek,
* Yan etkilerin ve toksisitenin ortaya çıkabileceği hastaları belirleyebilme,
bir ilaca iyi yanıt vereceklerle vermeyeceklerin ayırt edilebilmesi, özellikle
deneme-yanılma yöntemi ile tedavi edilen hastalıklarda, yararlı olmayacak
ilacın denenmesi ile zaman kaybını ve ilaç israfını önleyecektir. İlaç
konsantrasyonlarının plazma veya dokularda toksik düzeye ulaşacağı
önceden belirlenebilen hastalarda, doz ayarlaması yapılabilmektedir.


 Bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>* Bir ilaca iyi yanıt veren ve vermeyen hastaları ayırt edebilmek,</p>
<p>* Yan etkilerin ve toksisitenin ortaya çıkabileceği hastaları belirleyebilme,<br />
bir ilaca iyi yanıt vereceklerle vermeyeceklerin ayırt edilebilmesi, özellikle<br />
deneme-yanılma yöntemi ile tedavi edilen hastalıklarda, yararlı olmayacak<br />
ilacın denenmesi ile zaman kaybını ve ilaç israfını önleyecektir. İlaç<br />
konsantrasyonlarının plazma veya dokularda toksik düzeye ulaşacağı<br />
önceden belirlenebilen hastalarda, doz ayarlaması yapılabilmektedir.<br />
<span style="color: #333399;"><em><strong><br />
</strong></em></span></p>
<h3><span style="color: #333399;"><em><strong> <span style="color: #333399;">Bu amaçla laboratuvar testi olarak;</span></strong></em></span></h3>
<p>1- Tedavisel ilaç kan düzeyi monitorizasyonu (TİM), Therapeutic Drug<br />
Monitoring (TDM)</p>
<p>2- Kullanılan ilaçlara yönelik olarak Genetik Profilin belirlenmesi testleri<br />
yapılmaktadır.</p>
<p>Modern psikofarmakolojinin 50. yıl dönümü kutlanırken geriye dönüp<br />
bakıldığında, geçen yüzyılın İlk çeyreğinde ilk antipsikotik ilaç olan klorpromazin<br />
klinik kullanıma sunulmuştur(l). Takip eden yüzyılda diğer antipsikotiklerle<br />
beraber, antidepressan, duygu durum düzenleyiciler ve minör sakinleştiriciler<br />
üretildi. Bugün, 100 den fazla psikoaktif ilaç halen birçok psikiyatrik hastalığın<br />
tedavisinde kullanılmaktadır. Günümüzde psikofarmakolojideki hızlı gelişime<br />
rağmen hastalıkların tedavi düzeyi ve remisyon oranları beklenilen seviyede<br />
değildir(2). Anlamlı sayıda hasta, kullanılan ilaçlara rağmen yeterli düzeyde<br />
tedavi  olamamakta ya da tedaviye direnç göstermektedir. Bundan dolayı<br />
etki mekanizması farklı olan yeni ilaçlara ihtiyaç duyulmaktadır. Bunun<br />
yanında halen kullanılmakta olan ilaçların etkisinin optimize edilmesine<br />
ihtiyaç vardır. Psikoaktif ilaçlar organizma üzerindeki farmakolojik etki ve<br />
yan etki yönünden farklılık göstermektedirler. Özellikle ilaçların yan etkileri,<br />
çevresel (diyet, sigara kullanımı, kişideki diğer hastalıklar, aynı anda kullanılan<br />
diğer ilaçlar)  ve genetik faktörlere bağlıdır. Kişinin farmakokinetik fenotipi<br />
serumda veya kanda ölçülen ilaç kan düzeyi ile tespit edilebilir (TİM).<br />
Antidepresan ilaçların ilaç kan düzeyini tespit eden ilk method 1960&#8242;ların<br />
başlarında geliştirilmiştir. Nortriptilin maddesinin ilaç kan düzeyi seviyesi ile<br />
klinik etkinliğinin karşılaştırıldığı rapor, psikiyatride terapötik ilaç kan düzeyi<br />
monitorizasyonunda ilk basamak olarak kabul edilmektedir. Alexanderson<br />
ve arkadaşları, bu antidepresan ilacı kullanan ikizlerde ilaç kan düzeylerinin<br />
kısmen genetik özelliklere göre belirlendiğini gözlemlemiştir. Bertilsson ve<br />
arkadaşları, hastalara kesin sonuç verebilmek için TİM ile farmakogenetik<br />
testlerin birlikte yapılmasının teşhis ve tedavi değeri açısından doğruluğunu<br />
kanıtlamışlardır(2).</p>
<p>1998 yılı verilerine göre ABD&#8217;de yaklaşık 100 bin kişi ilaçlardan kaynaklı<br />
zehirlenmelerden dolayı ölmüştür. Bunun başlıca nedenleri olarak ta, yanlış<br />
ilaç tedavisi ve ilaçların yanlış dozajda kullanılması olduğu bilinmektedir.(3)</p>
<p>Günümüzde farmakogenetik bilimi, ilaç ve diğer dışardan alınan maddelerin<br />
çoğunun metabolizmasında ve vücuttan atılımında görev yapan &#8220;Sitokrom<br />
P450 (CYP)&#8221; enzim sistemine mensup bir grup enzimi bunları oluşturan<br />
genlerdeki yapısal farklılıklara göre sınıflandırmakta ve ortaya çıkan &#8220;genomik<br />
profil&#8217;e&#8221; göre  300&#8242;den fazla ilaca yönelik kişisel yanıt; bu ilaçların birbirleriyle etkileşimleri; besin maddeleriyle ilaçların etkileşimleri; hatta çay, kahve, sigara ve alkolün birbirleriyle ve ilaçlarla etkileşimleri hakkında kişiye yaşam<br />
boyunca rehber olabilecek genetik bilgi sağlayabilmektedir. (4)</p>
<p>Nörolojide ve psikiyatride kullanılan birçok ilaçta P450 enzim grubu tarafından<br />
metabolize edilmekte yani parçalanmaktadır. Bu enzim grubunun aktivitesi<br />
insandan insana göre değiştiği için, bazı insanlara normal gelen ilaç dozajı,<br />
bazılarına eksik, bazılarına da gereğinden fazla gelerek, toksik etki<br />
yapabilmektedir.(4)</p>
<p>Bu duruma engel olup, ilaç dozajı hatasından dolayı meydana gelen ölümlerin<br />
önüne geçebilmek için insanların Sitokrom p450 enzim aktivitelerinin pratik<br />
bir şekilde ölçülebilmesi ve buna göre ilaç dozajına gidilmesi ya da insanların<br />
genetik yapılarını inceleyip  mevcut genlerin yapılarına göre ilaç dozajlarının<br />
ayarlanması  ve &#8220;KİŞİYE ÖZEL TEDAVİ&#8221; kavramının oturtulmasına<br />
çalışılmaktadır. (5)</p>
<p>Ülkemizde halen ilaç kan düzeyi ölçümleri sadece belli başlı ilaçlar için yarı<br />
kantitatif immüno assay yöntemi ile yapılmaktadır.<br />
Bu yöntemle; ilaçların metabolitlerinin miktarsal ölçümlerinin yapılamaması,<br />
spesifikliğinin (özgünlüğünün) düşük olması ve diğer ilaç etkileşimlerini<br />
değerlendirmede yetersiz kalması nedeniyle rutin kullanıma girememiştir.</p>
<p>LC-MS/MS (high-performance liquid chromatography coupled with tandem<br />
mass spectrometry) tekniğinde  yüksek basınçlı sıvı kromatografisinde<br />
fizikokimyasal özelliklerine göre ayrılan moleküller kütle dedektörü ile analiz<br />
edilmektedir. Birinci  kuadrupol filtrede m/z (kütle/yük) oranına göre ayrılan<br />
moleküller collision gaz  adı verilen yüksek saflıkta özel  bir gaz ile<br />
parçalanmaya tabi tutulmaktadır. İkinci kuadrupol filtrede parçalanma sonucu<br />
oluşan iyonların (daughter veya production) üzerinden teşhis ve miktar<br />
tayini yapılmaktadir. Aynı  m/z oranına sahip pek çok molekülün mevcut<br />
olmasına karşın aynı parçalanma iyonlarına sahip  molekül sayısı doğada<br />
1/10000  dür. Bu nedenle LC-MS/MS tekniği neredeyse babalık testi kadar<br />
özgün bir test olmasının yanı sıra çok düşük konsantrasyonlarda^ maddenin<br />
miktar tayininin yapılabilmesini  mümkün kılmaktadır. Ayrıca sonuçların<br />
doğrulanmasına da gerek duyulmamaktadır.</p>
<p>Standart HPLC tekniğinde madde sadece retansiyon zamanı ile teşhis edilir<br />
iken LC-MS/MS teknolojisi ile  retansiyon zamanına ek olarak &#8220;precursor<br />
ve product&#8221; iyonlar ile değerlendirilmektedir.</p>
<p>Ülkemizde hastanelerde bu  teknik ile  sadece yeni doğan taraması<br />
yapılmaktadır. Yüksek teknoloji ürünü olan bu sistem klinikte rutin olarak<br />
miktarsal analiz amacı ile ilk kez kullanılacaktır.</p>
<p>Nöropsikiyatri İstanbul Hastanesinde tedavisel ilaç kan düzeyi monitorizasyonu<br />
(TİM), (Therapeutic Drug Monitoring) ve kullanılan ilaçlara yönelik olarak<br />
genetik profilin belirlenmesi amacı ile farmakogenetik laboratuvarı kurulmuştur.<br />
Laboratuarda yürütülen yoğun çalışmalar sonucu, sitratlı insan plazmasında<br />
risperidon, essitalopram, fluoksetin, paroksetin, mirtazapin, ketiyapin,<br />
venlafaksin, amisulpirid, olanzapin, karbamazepin&#8217;in ve diğer birçok ilacın<br />
miktarsal tayini için desipramine iç standart olarak kullanılarak LC-MS/MS<br />
cihazı ile FDA Guidance 2001&#8242;de belirtilen doğruluk ve kesinlik sınırlarına<br />
uygun rutin olarak klinik çalışmalarda kullanılmak üzere yöntem geliştirilerek<br />
valide edilmiştir.</p>
<p>Geliştirilen yöntem normal tedavisel dozda beklenmeyen toksisiteyi takip<br />
için bir fenotipleme aracı olarak da işe yaramaktadır. Hızlı, yavaş metabolize<br />
edilen ilacı hemen anlayıp gereksiz ilaç kullanımını da engellemektedir.<br />
Yani  farmakogenetik değerlendirmede  gen polimorfizmi sorunu olan<br />
hastalarda ilaç kan konsantrasyon farklılıklarını tespit ederek erken tedbir<br />
almamızı sağlamaktadır. Uzun süreli inceleme olan genotipleme yapma<br />
ihtiyacını azaltmaktadır.(7,8)</p>
<p>Bugün terapötik indeks aralığı dar olan  ilaçlar için ilaç kan düzeyi zorunlu<br />
olarak zaten kullanılmaktadır. Lityum, Karbamazapin, Valproik asit gibi. (6)</p>
<p>İlaç kan düzeyi (TİM) ölçümü, psiko-farmakolojide; sağlıklı ve &#8220;cost-effective&#8221;<br />
maliyet uygun, tedavide büyük önem taşır. Hastanın uzun hastane yatışlarını<br />
kısaltacak, deneme-yanılma yolu ile ilaç kullanımını en aza indirecek bir<br />
yöntem olarak gelecek vaat etmektedir.  (6)</p>
<p>TİM ile hasta takibinin diğer yararı maksimal doz ilaç kullandığı halde<br />
tedaviye cevabın yetersiz olduğu hastalardır. İlaç kan düzeyi ile hızlı metabolize edildiği tesbit edilen hastalara; &#8220;uygun ilaç uygun doz uygun<br />
süre&#8221; ilkesine bağlı kalarak ilaç kullanma şansı sağlanmaktadır.(7,8)</p>
<p>TİM&#8217;nin diğer bir faydası da ilaca uyum sağlayamayan yani minimal doz ilaç<br />
aldığı halde toksik etkiler görülen hastalarda; yavaş metabolize edilen ilaçları<br />
belirlememize yardımcı ol maktadır. (8)</p>
<p>Normal tedavi  dozunda beklenmeyen toksisiteyi belirlememizde yarar<br />
sağlarken, ilaçların yüksek dozda ve kötüye kullanımı da önlenmiş olur.(9)</p>
<p>Tedaviye dirençli vakalarda TİM uygulamasının gelecekte rutin bir uygulama<br />
olması beklenmektedir. Eğer açlık kan şekeri bakar gibi ilaç kan düzeyi<br />
bakılabilirse her klinisyen TİM testini rutin olarak kullanacaktır.(8,9)</p>
<p>Terapötik ilaç kan düzeyi monitorizasyonu (TİM) farmakoterapiyi optimize<br />
etmek için en geçerli yoldur. TİM, klinisyene ilaç dozunu hastanın kişisel<br />
özelliklerine göre ayarlayabilmesi için imkan tanımaktadır. Kanıtlanmış<br />
birçok yararına  rağmen halen günlük klinik pratikte kullanımı ideal düzeyde<br />
değildir(1).</p>
<p>Son  30 yılda,  TİM  psikiyatride birçok ilaç için tanımlanmıştır. TİM<br />
farmakogenetik testlerle birlikte kullanılmaktadır. TİM &#8216;in psikiyatrideki gözle<br />
görülür faydalarına rağmen, klinikte  kullanımı çok az hasta ve vaka için<br />
sınırlanmıştır. Bu nedenle günümüzde, klinik ve  bilimsel organizasyonlar<br />
psikiyatrik hastalıkların akut ve uzun süreli tedavilerinde psikofarmakoterapinin<br />
bir araç olarak kullanılacağı kılavuzlar yayınlamışlardır. Bu kılavuzlar<br />
Amerikan Psikiyatri Birliği (2000), Dünya Sağlık Örgütü Biyolojik Psikiyatri<br />
Topluluğunun yayın organı &#8216;World Journal of Biological Psychiatry&#8217; (2001-<br />
2003), Alman Psikiyatri ve Sinir Sistemi Hastalıkları Topluluğu (1998), Alman<br />
Tıp Birliği İlaç Komisyonu (1997) ve diğerleri tarafından yayınlanmıştır. Bu<br />
yayınlarda, psikofarmakoterapide kullanılan algoritimler (tedavi yöntemlerinin)<br />
tanımlanırken, hastanın tedavisinde psikopatolojinin, komorbidite varlığının,<br />
cinsiyet, yaş ve kişisel biyolojik etmenlerin ele alınması amaçlanmaktadır(2,3).</p>
<div class="box">
<div class="buffer">
<h3><span style="color: #333399;"><strong>Psikoaktif ilaçlar için TİM endikasyonları kılavuzda şu şekilde belirlenmiştir</strong></span></h3>
<div class="content">
<p>1-  Entoksikasyon riski olan ilaçlar için zorunlu (lithium)</p>
<p>2-  Yetersiz klinik cevap</p>
<p>3-  Önerilen dozlara rağmen görülen yan etki</p>
<p>4-  Şüphelenilen İlaç &#8211; İlaç etkileşimlerinde</p>
<p>5-  Hastalığın tekrarının önlenmesi amacıyla (Relapse)</p>
<p>6-  Çocuklarda ve adölasanlarda</p>
<p>7-  Yaşlılarda &gt;65 yaş</p>
<p>8-  Komorbiditesi olan hastalar ( böbrek ve karaciğer)</p>
<p>9-  Genotipik değişiklikleri olan hastalar</p>
<p>10- Kombinasyon tedavilerinde, inhibisyon veya hızlanmış etki</p>
<p>11- Yeterli İlaç dozuna ve İyi klinik cevaba rağmen hastalığın tekrarladığı<br />
vakalarda</p>
<p>12- Orijinal ilaçtan jenerik ilaca dönüşlerde görülen problemlerde</p>
<p>Gününüzde araştırmacılar yaygın hastalıkların genetiğine ve ailevi özelliğine<br />
ilişkin giderek daha fazla şey keşfediyorlar. Ailenizde kalıtsal nörolojik veya<br />
psikiyatrik bir hastalık söz konusuysa, genetik danışmanlık hizmeti ile sizin<br />
ve diğer aile üyelerinin taşıdığı risk hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz. Ayrıca<br />
durumunuza uygun gelen test, sürveyans, korunma stratejileri veya araştırma<br />
çalışmalarından haberdar olabilirsiniz.</p>
<p>NP İstanbul Hastanesi çeşitli psikiyatrik ve nörolojik kalıtsal hastalıkları olan hastalara uzman doktorlar tarafından tanısal test ve danışmanlık hizmetleri sağlamaktadır. Burada sinir sisteminin genetik bozukluklarına odaklanılır.<br />
Nörolojik ve psikiyatrik bozukluklara yardımcı olmaktan aile planlamasına kadar geniş kapsamlı bir danışmanlık hizmeti sunulmaktadır.</p></div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.genetikdanismanlik.com/farmakogenetik-klinik-uygulamalari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
